Popüler Kültüre İnat, Yaşasın Klasik ve Alternatif Sanat! Vol1

Şarkı eşliğinde okumanız önerilir.

Öncelikle şunu söylemeliyim.
Bize dayatılan popüler kültürden ve buram buram maddi çıkar kokan, sanatla alakası olmayan programlardan, filmlerden, dizilerden vazgeçmek gerek. 
Evde bulaşık yıkarken,temizlik yaparken ses olsun diye televizyonu açtığımda bol acıtasyonlu, yakın çekim gözyaşlı dizilerin fragmanlarına bile katlanamazken, bu dizileri oturup ciddi ciddi izleyen insanların olduğunu bilmek çok üzücü.Jüri üyelerinin binbir şaklabanlık yaptığı,düşünme yetisinden uzak yarışmalar da keza öyle.
Hadi televizyonu kapattık avmde sinemaya gittik.Ne değişiyor? Türk yapımı,komik olmayan, zoraki komedi filmlerden ve Amerikan aksiyonundan, kıyamet senaryoları içeren filmlerden gına geldi artık.
Hepsi birbirinin aynı, sanat kaygısı taşımayan, dum tıs’larla dolu pop şarkılar da öyle.
Sanat zor zanaat evet, herkes sanatçı olamaz evet, ama sanata değer vermek mümkün. Ayrıca düşünmek istiyorsak bir nevi buna mecburuz, yoksa birey olmaktan çıkar ve bir sürünün parçası olarak benliğimizi sürdürmeye mahkum oluruz.
Bu aralar arkadaşlarıma, siyasete, ülkeme, okuluma, o da yetmez, dünyaya atarım var. Ayrıca alışveriş yapmayı ne kadar sevsem de, tüketim çılgını olmak istemiyorum. Bunların dışında zaten çok yoğunum. İşte bu sebeplerden dolayı bloguma uzunca bir süredir yazmadığım farkındayım. Son zamanlarda “en trend parça” , “en son dedikodular” tarzı şeyler görmediğinizi biliyorum,uzunca bir süre de göremeyeceksiniz ve o yüzden Trend Moda Dünyamız’ın artık ilginizi çekmeyen bir blog olabileceğinin farkındayım.I don’t care! 
“Şıklık, üzerindeki kıyafetten çok bir kişilik meselesidir” demiş tasarımcı Jean-Paul Gaultier. Yeni mottom da bu zaten öncelikle kişiliğimi zamansız bir parça haline getirmek. Bu da kendimi ne kadar geliştirdiğimle ölçülür, ne kadar alışveriş yaptığımla değil.
Yeni bir yazı dizisi başlatma amacıyla yazıyorum bu yazıyı. Popüler kültüre inat, eskimeyen klasikleri ya da alternatif sanat etkinliklerini ve eserlerini yazmak istiyorum, tabii kendi zevkime ve deneyimlediklerime göre. Enjoy!
Haftanın Filmleri : Sen Aydınlatırsın Geceyi, Mavi En Sıcak Renktir

Haftanın Sineması : Başka Sinema (Beyoğlu)

Haftanın Oyunları : Ölüm Diyalogları ( Tiyatro Sis ), Son Tango ( Devlet Tiyatrosu )

Haftanın Kitapları: Aytuğ Akdoğan-Ben Hep 17 Yaşındayım, Hikmet Temel Akarsu – Babalar ve Kızları : Rock’n Roll Öyküleri

Haftanın Sergisi : Sophia Vari -Heykeller ve Resimler (Pera Müzesi)

Haftanın Playlisti : Xaris Alexiou-Gina Ena Tango, Damien Rice-Cheers Darlin’, Edward Sharpe &; The Magnetic Zeros – Home, Lynyrd Skynyrd – Free Bird

Haftanın Yükselen Değeri : Dostlarla sabahlara kadar sanat ve siyaset konuşmak

Haftanın Vazgeçilmezi : Herşeye rağmen yazmak, yazamadığın zamanları lanetlemek ve içinde bu kaosu taşıdığın için minnettar olmak
Advertisements

Bounterview || Uğurkan Erez Röportajı

Türkiye’nin en başarılı koreograflarından, mesleğinde 29 yılı tamamlayan Uğurkan Erez ile başarısı, Türk modası ve gençler üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
Röportaj : Fatma İZCİ
“BAŞARIMIN SIRRI MESLEĞİMİ SEVMEK”
Uğurkan Erez röportajı (4)
Kendinizi kısaca nasıl tanımlarsınız?   
Kalbindekilerin çoğu ağzında olan biri olarak anlatırım… Meslekte 29 yılımı tamamladım, çalışkan olduğum kesin.
Öncelikle sağlığınız nasıl? Umarız, her şey yolundadır.       
Çok şükür her şey yolunda…
Türkiye’de koreograf denilince ilk akla gelen isimlerdensiniz. Bu başarınızın sırrı nedir?     
Ben mesleğimi çok seviyorum, en büyük sır bu. Sevdiğim işi yapabilme imkanım olduğu için de çok mutluyum.
“TÜRK MODASI DÜNYAYA PARALEL YÜRÜYOR”
Uğurkan Erez röportajı (2)
Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul’da da sizin imzanız vardı. 
Her biri birbirinden değerli ve önemli modacılarımız var. Onlarla çalışmak ve başarılı işler yaptıklarını görmek beni de çok mutlu ediyor.
Türk markasını önemsiyor ve dünyaya tanıtmak istiyorsunuz. Sizce şu an durum nasıl?
Her geçen gün ilerleyen bir grafiğe sahibiz. Ben Türk modasının dünya standartlarıyla paralel yürüdüğünü düşünüyorum. Hatta bu grafiği yükselteceklerinden de eminim.
“MODA ÜZERİNDEN ÇALIŞMA YAPMAYA NİYETİM YOK”
Sizin modacı olduğunuzu zanneden bir kesim de var. Ayrıca işiniz gereği moda ile çok iç içesiniz. Kendi adınız ya da markanızla tasarım yapmayı düşünüyor musunuz?     
Söylediğiniz gibi modayla ve modacılarla iç içeyim. Ama ben o işin eğitimini almadım ve kendi mesleğimi çok seviyorum. Moda üzerinden çalışmalar yapmaya da pek niyetim yok.
Sizi en son televizyonda ‘Bugün Ne Giysem?’ programında görmüştük. Önümüzdeki süreçte TV’de yer alacak mısınız?     
Bu konu için şu an görüşmelerimiz devam ediyor. Yakında ne olacağını hep beraber göreceğiz.
Kendi isminizi taşıyan ajansınız var. Buna dayanarak sizce Türkiye’deki genç nesil yetenekli mi? Yeni yetenekler keşfediyor musunuz?
Çok yetenekli bir genç nesil var, fakat bir kısmı üşengeç veya disiplinden uzak. Ama bu mesleğin içinde olmak isteyen herkesin en önemli kuralı disiplin. Söylediğim gibi 29 yıldır bu mesleğin içindeyim, yanılma payım olmakla beraber genelde kişiyi gözünden anlıyorum artık.
“ÖZGE ULUSOY VE ÇAĞLA ŞİKEL’İN DİSİPLİNLERİNE HAYRANIM”
Uğurkan Erez röportajı (3)
Hazır sizi bulmuşken önümüzdeki sezon hakkında stil ipuçları isteyelim. Bu sezon trendler neler? Ne giyelim? Ne giymeyelim?
Bu sezon benim de çok sevdiğim ekose desenleri bol bol göreceğiz. Hardal, bordo, koyu yeşil gibi renkler ise ön planda olacak.
İlham aldığınız sanatçılar kimler?
Ben ilhamı daha çok doğadan, tarihten ve sanat eserlerinden alıyorum sanırım.
Podyuma en çok yakıştırdığınız üç isim? (yerli ve yabancı modeller olabilir.)   
Aslında isim vermek doğru değil. Bu mesleğin içinde olduğum için çok fazla beğendiğim isim var ve 3 isim vererek onlara haksızlık etmek istemem. Çalıştığım insanlar için yorum yapmak daha doğru olur. Mesela Özge Ulusoy podyuma çok yakıştırdığım ve disiplinine hayran olduğum bir isimdir, Çağla Şikel de aynı şekilde… Genel olarak çalıştığım tüm modelleri beğeniyorum.
“BOĞAZİÇİ İHTİŞAMLI BİR OKUL”
Günümüz üniversite gençliği hakkında ne düşünüyorsunuz?     
Zehir gibi zekalarının olduğunu düşünüyorum.  Yeni gelen her nesil sanki daha da iyi geliyor. Ben genel olarak gençleri ve onlarla vakit geçirmeyi çok severim. Onları dinlemenin de ayrıca çok önemli bir şey olduğunu düşünüyorum.
Son olarak, Boğaziçi Üniversitesi sizin için ne ifade ediyor? Öğrencilere iletmek istediğiniz bir mesaj var mı?   
Boğaziçi Üniversitesi kime bir şey ifade etmez ki… Hep ayrıcalıklı olduğunu düşündüğüm ihtişamlı bir okul. Boğaziçililere sevgilerimi ve selamlarımı yolluyorum.
BU BİR BOUNTERVIEW RÖPORTAJIDIR.
Kaynak göstermeden kullanılamaz.

Events in İstanbul || Kasım’da Sanat Başkadır!

Kasım ayı havaların soğuduğu, insanların eve kapandığı, çiftlerin battaniye altında flm izleyip romantizm yaptığı, zaman zaman depresyon hırkalarının gün yüzüne çıktığı aydır.Benim içinse midtermlerin başladığı, dolayısıyla yoğunluğuma el olarak bir de yoğun ders çalışacağım  zaman demek Kasım ayı. Ama bu demek değil ki sanatsız bir ay geçireceğim.İşte gitmeyi planladığım Kasım ayı etkinlikleri.
31  Ekim – 31 Aralık || Bir Geleneğin Anatomisi : Robert Koleji’nin 150 Yılı 
Boğaziçi Üniversitesi bu sergiye ev sahipliği yapıyor. Hafta içi her gün Albert Long Hall’de.
3 Ekim – 16 Kasım || Anlamlanan Bedenler

1 Kasım- 10 Kasım || AmberFest
Teknoloji ve sanatın buluşması. Farklı yerlerde sergileniyor. Beşiktaş Meydanı da bu yerlerin içinde. 
2 Kasım – 10 Kasım || Tüyap Kitap Fuarı 
Ayrıntılı bilgi : http://www.istanbulkitapfuari.com
6 Kasım- 17 Kasım || Sınırdaki Kadınlar 
07 Kasım || Vans off the Wall Music Night 
Babylon’da. Ayrıntılar için : http://www.biletix.com/etkinlik/PBAAZ/TURKIYE/tr
8 Kasım || Blue is the Warmest Colour
İzlemek için can attığım, filmekiminde bilet bulup gidemediğim film vizyona giriyor nihayet. 
09 Ekim – 17 Kasım || Düşler,Gerçekler ve İmgeler
Hazır yolunuz Pera’ya düşmüşken .. http://www.peramuzesi.org.tr/Sergi/Dusler-Gercekler-Imgeler/144
09 Ekim – 19 Ocak || Sophia Vari 
09 Kasım || Ben Bertolt Brecht 
Genco Erkal’ın muhteşem yorumu bu oyunu unutulmaz yapıyor. Daha önce izlemiştim ama tekrar gidesim geldi. 
22 Kasım || Oldies But Goldies 
22 Kasım || Hunger Games Catching Fire
Serinin 2. filmi Ateşi Yakalamak yakında vizyonda.
30 Kasım || İstanbul Soul Nights 
Soul ve Funk müzik sevenlere. Babylon Lounge’da 
Kasım’da sanat başkadır! 
Sevgiler, LP

Ekim Ayı Biterken || Sanat ve Moda Etkinlikleri

Bir ay daha bitti. İstanbul’un yoğun koşuşturmalı programında bir ay bazen 1 hafta gibi geliyor insana. Bazen büyük bir mutluluk ve enerji ile, bazen de büyük bir bıkkınlıkla geçiriyorum zamanımı. Ama her ne olursa olsun, sağlıklı ve keyifliyim. 🙂

Geçtiğimiz ayda, Ekim ayı boyunca ne etkinlikleri vardı peki, bi hatırlayalım.

28 Eylül-6 Ekim || Filmekimi 
Her yıl, ekim ayında gerçekleşen film festivali. Bu sene gitmeyi çok istedim. Çok iyi filmler vardı ama bilet bulamadım. Özellikle Only Lovers Left Alive, Blue is the Warmest Colour ve Sen Aydınlatırsın Geceyi izlemek için delirdiğim filmler.

30 Eylül-19 Ekim || Beyoğlu Sahaf Festivali
Bu da her yıl düzenlenen bir etkinlik. Bu sene yer değiştirdi sadece ama concept aynı. Eski plakları, kitapları bulabileceğiniz güzel bir festivaldi.

7-11 Ekim || Mercedes Benz Fashion Week İstanbul
Ekim ayına en çok damgasını vuran eventlerden. Türk modasının dünyaya tanıtılması konusunda, her yıl daha da profesyonelleşen bir moda haftası. Genç ve yetenekli moda tasarımcıları bahar ve yaz koleksiyonlarını sergileyerek trendleri belirlediler.Bize de hayranlıkla izlemek kaldı.

11 Ekim || Don Jon

Joseph Gordon-Levitt’in yönetmenliğini yaptığı ve Scarlett Johansson ile başrollerini paylaştığı bir film. İzlemek istediklerim arasındaydı, ama hala izleyemedim!

12 Ekim-20 Ekim || Bayram Tatili

Bayramlar ailelerin,dostların bir araya geldiği güzel anlardandır. Ben bayramı memleketimde ailem ile geçirdim. Gelenekselleşmiş bayram kahvaltımızı, akraba ziyaretleri ile şenlendirdik. Daha sonra arkadaşlarımla Cunda Adasına gittik. Kesinlikle İstanbul’a dönesim gelmedi.

25 Ekim || Benim Dünyam 
Beren Saat, Uğur Yücel ve Ayça Bingöl’ün başrollerini paylaştığı film geçen hafta vizyona girdi. İzlemek istiyorum.

26 Ekim || Üniversite Medya Birliği Medya Çalıştayı

Daha önce burada yazmıştım. 26 Ekim’de Boğaziçi Üniversitesi’nde, Üniversite Medya Birliği ilk çalıştayını düzenledi. Artık üniversitelerin medya-iletişim kulüpleri ve toplulukları tek çatı altında. Medyada bu genç sesleri bundan sonra sık sık duyacağız.

28 Ekim-10 Kasım || Desires of Kavafis

Dünyaca ünlü Yunan Şair Kavafis’in 150. doğum yıl dönümü sebebiyle, şiirleri Yunan ressam Eleftheria Stoikou tarafından resme aktarıldı. 10 Kasım’a kadar Zorlu Center’da ücretsiz gösterimde.

29 Ekim || Cumhuriyet Bayramı

Yolumuzu aydınlatan Cumhuriyet 90. yaşını kutladı. Ben Beşiktaş’taki kutlamalardaydım. Gerçekten çok duygulandım.Binlerce insan ellerinde meşalelerle Barbaros Bulvarı’nı aydınlattı. Program, 10. yıl marşları eşliğinde yürüyüş, Gezi Parkını selamlama, havai fişek gösterisi, Andımız’ın okunması, ardından Teoman konseri şeklindeydi. Her yer Türk Bayrağı ve Atatürk posterleri doluydu. Cumhuriyet Bayramımız, adı üstünde bizim bayramımızdır. Utanacağımız bir gün değil, aksine tekrar var olduğumuz bir gündür.Her ne görüşte olursak olalım, bugün farklı fikirlerimizi özgürce savunabiliyorsak bu Cumhuriyet sayesindedir. Bizi aydınlığa taşıyan Yüce Önder Mustafa Kemal Atatürk’ü saygıyla ve özlemle anıyorum. Bayramımız tekrar kutlu olsun.

31 Ekim || Halloween Party

Halloween yani Cadılar Bayramı partisi, daha önceki senelerde özentilik olarak nitelendirdiğim bir etkinlik. Ama bu sene bir partiye katılacağım. Amaç kültürümüzü yozlaştırmak değil, başka kültürlerle entegre olmak ve biraz eğlenmek. Abartmadan tabii.

Biten Ekim ayı tüm olumsuzlukları da alsın götürsün. Yeni başlayacak olan Kasım ayı bize pozitif enerji, barış ve mutluluk getirsin. Sevgiler.
L.P

Üniversite Medya Birliği || 1. Medya Çalıştayı

Üniversite Medya Birliği , 30’dan fazla üniversitenin iletişim kulüplerini, radyolarını, medya topluluklarını, gazete ve dergilerini tek çatı altında toplayan bir oluşum. Üniversite ve medyayı birleştiriyor, Türkiye’nin dört bir yanındaki üniversite öğrencileri ile medyaya yeni bir bakış açısı getirmeyi hedefliyor. 
Boğaziçi Üniversitesi öğrencilerinden oluşan Bounterview Medya Ekibi,  Üniversite Medya Birliği’nin Boğaziçi temsilciliğini ve kurucu ortaklığını üstleniyor.
Bu hafta sonu Boğaziçi Üniversitesi’nde, Türkiye’nin bir çok ilinden, bir çok üniversiteden gelecek olan iletişim kulüpleri, medya toplulukları, üniversite radyoları başkanlarının katılımı ile bir Medya Çalıştayı gerçekleşecek. 
Türkiye’de bir ilke imza atacak olan bu birlik, medyaya gençlerin bakış açısını ve dinamizmini katacak. Eminim çok yankı uyandıracak ve çok başarılı işlere imza atılacak. Medya Birliği çatısı altında yapılacak olan ortak çalışmaları heyecanla bekliyorum. 
Sosyal Medyada Üniversite Medya Birliği : 

Mercedes-Benz Fashion Week İstanbul Enleri

Bir MBFWI daha bitti. Geride çok güzel anılar ve binlerce fotoğraf kaldı. Peki bu dolu dolu geçen 5 günün benim için enleri nelerdi?
En minimal koleksiyon : Ayhan Yetgin 

En alışılmışın dışında Runway : Nihan Buruk 

En genç yetenekler : İstanbul Moda Akademisi
En Vivienne Westwood stili, çılgın ve ilham verici koleksiyon : DB Berdan 
(Anne-kız ikisi de tarzları ve tasarımları ile favorim.)
En yenilikçi erkek modası : Emre Erdemoğlu 
En sosyal mesaj içeren koleksiyon : Red Beard by Tanju Babacan 
En trend koleksiyon : Zeynep Tosun 
En pop-art koleksiyon : Maybelline New York By DB Berdan

En tropik koleksiyon : Günseli Türkay 
En barışçıl koleksiyon : Selma State’in “Barış Çiçekleri” koleksiyonu
En seksi runway : Serdar Uzuntaş 
En ikonik parçalar : Arzu Kaprol 
En 1950’ler : Kith  & Kin
En Great Gatsby’den fırlamış : Tuvanam 
En hüzünlü biten ama bitmese dedirten Runway : Niyazi Erdoğan 
En nude : Burçe Bekrek 
En elegan : Özgür Masur 
En başarılı modeller :
 Didem Soydan, Özge Ulusoy, Ezgi Bozkurt, Duygu Akdeniz, Burcu Kutluk, Johanna Thuringer
En güzel manzara : Kuruçeşme Arena’dan Boğaz manzarası 
En benim olsun : Mercedes Benz Bluetec
Görsel Kaynak : twitter.com/MBFWIstanbul

Mercedes Benz Fashion Week İstanbul || 4.Gün & 5.Gün

 Fashion Week bitti. Geride Spring/Summer için bir sürü koleksiyon, binlerce fotoğraf ve çoook yorgun bir ben bıraktı. 4 gün boyunca derslerim ve işten vakit bulduğumda şık şıkıdım giyinip Kuruçeşme’ye indim. 4. gün sadece Niyazi Erdoğan defilesini izledim. Son gün ise artık enerjim kalmamıştı.

Renkli ve şortlu takım elbiseler, sırt çantaları ile sportif ve genç bir görünüm, 8 bit çiçek desenleriyle beyazın zarafeti Niyazi Erdoğan’ın koleksiyonundan aklımda kalanlar. Sonu hüzünlü bir müzikle bitti, ama keşke bitmese dedirtti. Çok başarılı bir koleksiyon olmuş.Tebriks!

4.gün açılışı Raisa-Vanessa Sason Runway’i ile oldu. Şovun sürpriz ismi Ajda Pekkan oldu. Koleksiyonun genel özelliği de payetler ve ışıltıların çokça kullanılmasıydı.

Sade bir şıklık arayışına çözüm Nil Kandemir’den geldi. Pastel renklerin ön planda olduğu koleksiyon oldukça beğenildi.
Tuba Ergin’in doğa temalı koleksiyonunda doğadan ilham alınmış renkler mevcut.
Zeynep Mayruk Studio’su fuşyalar ve parlament mavisi konusunda cömertti.
Burçe Bekrek de Nude trendini devam etmeye kararlı gözükenlerden.
Nej’in Balance isimli İlkbahar / Yaz defilesi uçuş uçuş etek ve elbiseleri ile ferahlattı.
Rahatlık ve asaletin buluştuğu bir koleksiyon oluşturmuş, Özlem Kaya’nın tasarımları.
Siyah ve beyazın bir arada kullanıldığı, kareli kumaşlar Zeynep Erdoğan’ın imzası olmuş. Tasarımlar iddialı.
Özel davetlilerin katılımıyla gerçekleşen Özgür Masur defilesinde, göz kamaştırıcı parçalar var. Işıltının, şeffaflığın ve beyazın bir arada kullanıldığı müthiş bir koleksiyon hazırlamış Özgür Bey. Çok elegan! 
5. gün : 
Çiğdem Akın imzalı Inferno koleksiyonu kırmızı tonlarda makyaj detayları ve geniş bir renk skalası var.
Siyah beyaz fotoğraf baskılı ceketler, t-shirtler, fütüristik detaylar..Şafak Tokur koleksiyonu.
Kırmızı halıların tercihi olacak tasarımlardan bir koleksiyon sunmuş Odrella!
Aslı Filinta, Nihan Peker ve Rumisu imzalı Argande projesinde modern Nemrut temalı bir koleksiyon var. 
Jale Hürdoğan imzalı Janucha by Jale Hürdoğan koleksiyonu nude tonları mavinin en güzel tonları ile buluşturuyor. Yazın en enerjik rengi turuncu ile de harmanlıyor. Çok yaz kokan bir koleksiyon!
Geç de olsa Mercedes Benz sponsprluğunda bir moda haftasını daha geride bıraktık.Benim için çok keyifliydi ama yoğun tempomun içinde beni biraz yordu. Yine de gelecek fashion week’i dört gözle bekliyorum ve tüm tasarımcıları Türk modasını dünyaya duyuracak ve bizi gururlandıracak koleksiyonlar hazırladıkları için tebrik ediyorum! 
Sevgiler,
İyi Bayramlar.
Görsel Kaynak : twitter.com/MBFWIstanbul