Direniş Ruhuyla Dolu 2013 Güle Güle! || Hoşgeldin 2014!

2013’ün son gününde hepimiz yıl içinde aldığımız yanlış kararları düşüneceğiz belki. Ama önemli olan pişmanlıklarımız değil güzel şeyleri hatırlamak ve hatırlatmak.
Benim için 2013 tahmin bile edemeyeceğim bir yıl oldu. Hayatımın en iyi yılıydı diyebilirim. 
Notlarımı düzelttim, Orlando Bloom’u gördüm( rüyamda değil, canlı canlı Atatürk Havalimanında, bakınız.)
Yeni bir ekibin içinde buldum kendimi, ilgi alanlarım hakkında yazdım.
Biraz korktuğum zamanlar da yok değil hani. Doktorlar ameliyat olmam gerektiğini söylediğinde çevreme belli etmemeye çalışsam da nasıl üç buçuk attığımı hatırlıyorum 🙂 
Sonra hem benim hayatım hem de ülke tarihinde bir dönüm noktası yaşandı. Gezi Parkı Direnişi. Gezi Parkındaki ağaçlar kesilmesin diye yapılan eylemler diktatörlüğe karşı, özgürlüğe vurulan zincirlere karşı çığlık gibi büyüdü.Bir olduk tekrar, Türk olduk, Kürt olduk, Laz olduk, Lezbiyen olduk, Gay olduk.Çünkü biz birlik olunca çok şıktık, çok gözalıcıydık.
 Direnmek güzeldi de keşke gencecik hayatları sevdiklerinden çalmasalardı. Keşke 2014 yılını onlar da görseydi. Ama biz bu 7 ismi ve kardeşlerimizi öldürenleri ölene kadar unutmayacağız.
Gezi direnişinden sonra benim kişisel direnişim başladı. Hem bu ülkede daha yapılacak çok şey olduğunu gördüğüm için hem de sevdiklerim için direndim. Büyük bir ameliyatı başarıyla atlattım.Sonrası çorap söküğü gibi geldi.  
Yılın en başarılı öğrenci girişimde yer aldım.(Bakınız Üniversite Medya Birliği )
Yılın en başarılı öğrenci girişiminde ÜMB Üniversite Modası’nı kurduk. (Bundan sonra adımızı çok duyacaksınız.) 
Birçok üniversiteyi gezdim. Birçok yeni insanla tanıştım. Daha önce tanıştığım birçok insanla samimi oldum. 
 2013 direniş ruhuyla devam etti, direniş ruhuyla bitti. Çok ödev veren hocalara, yoğun tempoya, sinir bozan ülke gündemine, bomboş bakan ayakkabı kutularına 🙂 bakıp direndim.
Benim için  2013’ün enleri :

Yılın en sanatsal çalışması : Merdiven Devrimi

Yılın en iyi güzellik sitesi : mascarammaxx.com

Yılın en iyi sanat sitesi : istanbuldasanat.org

Yılın en iyi etkinlik sitesi : zeroistanbul.com

Yılın en keyifli blogu : blog.pembeseker.com.tr

Yılın en iyi DIY sitesi : psimadethis.com

Yılın en iyi sergisi : Kesinlikle Anish Kapoor

Yılın en iyi müzik ve sanat festivali : Coachella Music and Art Fest

Yılın en sevdiğim akımı : Punk / Grunge

Yılın en sevdiğim trendi : Bere ve sweatshirt trendi

Yılın en rahat ayakkabı trendi :
 Yüksek topuktan vazgeçmeyip rahatlıktan ödün vermeyenlerin ayakkabısı FLATFORM 

Yılın en sevdiğim aksesuarı : Ablamın hediyesi Pandora bilekliğim.

Yılın en unutmak istediğimiz olayı : Miley Cyrus ve Twerk dansı 

Yılın en güzel düğünü : Kate Bosworth & Michael Polish ‘in düğünü

Yılın en iyi reklamı : Dior Homme

Yılın en güzel filmleri : The Great Gatsby, Blue Valentine, Before Midnight, Lovelace, Diana

Yılın en idol aldığım ismi : Hala ve hala Carrie Bradshaw

Yılın en ikonik ve zamansız stili : Annie Hall ve Edie Sedgwick

Yılın en pişmaniye saçlı prensleri : Andy Warhol, Karl Lagerfeld

2013 benim için çok güzel bir yıl olsa da aslında ülkem ve ülkemin geleceği için çok da parlak bir yıl sayılmazdı. 2014’ün hem bana, hem sevdiklerime,hem de ülkeme iyi gelmesi dileğiyle. 2014’te de direniş ruhunu ve umut etmeyi kaybetmemek dileğiyle!
İYİ SENELER!

Merdiven Devrimi || Yasaktan Sanat Doğar!

Renkler biz dünyayı daha iyi görelim diye var, bu yüzden renklerden ve onların getirdiği özgürlükten,yaratıcılıktan korkmak anlamsız.Yasaklatmak ise ahmaklık.Çünkü herkes bilir ki yasaktan doğar herşey.Yasaktan doğar aşk da, sanat da, isyan da. Sanırım bunun güzel bir örneğine çok yakın zamanda hep beraber şahit olduk.
Bir kaç hafta önce Singapur’da Color Run diye bir koşu var.Kazananın olmadığı ve her kilometre başında yarışanların üzerine rengarenk boyanın sıkıldığı bir koşu.Ne güzel değil mi?
30 Haziran’da ise LGBT Onur Yürüyüşü’nde Taksim’i hiç olmadığı kadar renkli görmüştük.Her yer Taksim’di, her yer gökkuşağıydı çünkü.
Çok değil bir kaç gün önce Beyoğlu’nda merdivenler boyandı.Rengarenk, gökkuşağı gibi…Görenin gününün güzel geçmesini sağlayacak cinsten.Ama ne hikmettir ki ertesi gün rengarek basamaklar gri boyayla eski haline getirilmişti belediye tarafından. O güzelim görüntü yerini soğuk ve ruhsuz bir merdivene bıraktı. Ne var canım birkaç basamak diyeceksiniz belki. Ama özgürlüğü, yaratıcılığı,fikirleri ve renkleri tutsak edemezsiniz.
Dün Türkiye’nin bir çok yerinde merdiven boyama eylemi vardı.Her yer yine Taksim’di, yine gökkuşağıydı. Çünkü tıpkı yemyeşil ağaçların ve rengarenk çiçeklerin olduğu parklara sahip çıktıkları gibi insanlar renklerine sahip çıktı.Çünkü bu ülkede herkesin yağmurdan sonra ortaya çıkacak bir gökkuşağına ihtiyacı var.
Ülkemizde yasaklanan, belediyenin anında müdahale ettiği merdiven boyama işi dünyada çok yaygın bir sokak sanatı aslında.Bakınız.
Beirut – Lübnan

San Francisco – USA

Rio de Janeiro – Brezilya

Valparasio – Şili

Wuppertal – Almanya

Philadelphia – USA 
Görseller urbanpeek.com‘dan
Birkaç gün önce Pembe Ruj‘da yazdığım yazım.İçime mi doğmuş ne? 🙂
Festival alanlarındaki boya partileri ve bu rengarenk koşu bana ne kadar coşkulu bir ilkbahar-yaz sezonu geçirdiğimizi hatırlattı. Bu sezon renklerin ve desenlerin bol bol, bazen abartılı bir şekilde kullanıldığı sezondu. Ayrıca bu sezon farklı desenleri bir arada kullanma konusunda hiç olmadığımız kadar özgürdük. Floral, animal ve aztec desenli şortlar, etekler, üstler hayatımızda hiç olmadığı kadar yer etti.
 Misafir Yazar: Renkler ve Desenler Tartışılmaz!   moda
Hal böyleyken bizim de bunun tadını çıkarmamız lazım. Güneş hala tepemizdeyken, doğanın toprak tonlarına bürüneceği sonbahar gelmeden, rengarenk giyinmeye devam. Kırmızıları, mavileri, pembeleri, sarıları, her türlü deseni, parlak renkleri bir arada kullanma ve cesur olma zamanı şimdi. Çiçek desenli bir eteği puantiyeyle, çizgili bir şortu kaplan deseniyle tamamlamaktan korkmayın. Renklerin ve desenlerin tadını çıkarın! 🙂

Bounterview || Temmuz Sayısı Çıktı!

Boğaziçi Üniversitesi Bounterview ekibinin aylık dergisi çıktı.
Öncelikle Çapulcu Modası ile benim yazımı okuyabilirsiniz. 🙂
Ayrıca penguenleri ile dilimizden düşürmediğimiz CNN Türk’ün ana haber bülteni sunucusu Burak Törün ile medya,gençler ve tabii ki Gezi Parkı üzerine bir röportaj gerçekleştirdik.
Başarılı menajer Selin Boronkay röportajı da dergimizin bu sayısında yer alıyor.
Dijital Dünyanın En’lerinin Seçildiği Evo’s Angels ödül töreninden kareler ve daha niceleri bu sayıda.
Temmuz sayısını okumaya doyamayacaksınız 🙂
Online dergiyi okumak için : 
Bounterview Anasayfa : 

GEZİ PARKI BİZİMDİR || DirenBLOG! DuranBLOG!

Merhabalar sevgili okuyucu!
Günlerdir bloguma hiç birşey yazmıyorum,farkındayım.Ama bu sefer ödevim vardı,sınavım vardı,bık bık bahanelerim yok.Bu sefer yazmamayı kendim seçtim.Çünkü ülkem insanlık savaşı verirken hangi ünlü hangi marka don giymiş,kimin topuğu kırılmış,Karl Lagerfeld ne tasarlamış umrumda değildi! 20 gündür benim için önemli olan tek bir şey vardı,o da Gezi Parkında başlayan ve tüm ülkeye yayılan DİRENİŞ!
Benim için moda Kırmızılı Kadın’ın elbisesinden ibaretti.Aksesuar olarak çArşı atkıları, parfüm olarak Talcid ve sirke kokularını tercihimdi.
Şaka bir yana,amaç “istesek şunu yaparız.” “istesek bunu yapardık” diyenlerin öyle her istediklerini yapamayacaklarını,Türkiye’nin demokratik bir ülke olduğunu -topluluk(binler,onbinler) halinde yürüyerek ve sloganlar atarak hatırlatmaktı.Gezi Parkı ile başladı,dalga dalga tüm Türkiye’ye yayıldı.Buna rağmen sinek ilacı misalı gaza boğulduk,şiddet gördük.7000den fazla yaralandık,4 kişi öldük!!!
Ama bunun yanında bir kaç cümleyle anlatılamayacak,destansı bir birlik beraberlik kazandık.Ayrım yapmaksızın,bölünmeksizin hepimizin kardeş olduğunu tekrar hatırladık.Birbirini tanımayan insanların birbirine nasıl yardım eli uzattığını gördük.Gezi Kütüphanesini,Kuğulu Kütüphanesini kazandık biz bu direnişten.Orantısız zekamız ve kara mizahımızla ağlanacak halimize güldük zaman zaman.Ama umudumuzu kaybetmedik,tekrar umut etmeyi öğrettik herkese.Bizi ATA’mız tarafından emanet edilen bu ülke için,güzel günler için direndik.
Biz 90 kuşağının gençleri devlet büyüklerini biraz kızdırdık sanırım :). Attığımız tweetlerle dünyayı ayağa kaldırdık çünkü! 🙂
Gezi Parkı mizahının özeti benim için bu : 

(Görsel bana ait değil,kaynağını bilmiyorum,Twitter’dan aldım.)
Bazen söyleyecek çok sözün olur,anlatacak kelime bulamazsın.Aynen öyleyim şuan.Söylecek çok sözüm var ama anlatamıyorum.Ethem’i,Abdocan’ı,Mustafa’yı,Mehmet’i anlatacak kelimelerim yok çünkü.O yüzden şimdilik duruyorum,Taksim’de tek başına duran adam gibi.Kızılay’da duran kadın gibi.
(Bu görsel de bana ait değil, Gezi Parkı direnişi sırasında hayatını kaybeden 4 kardeşimiz anısına…)
Bir süre daha bu blogda 
Moda yok,tasarım yok,dedikodu yok,sadece HAYAT var!
#direngeziparkı
#occupygezi
#direntaksim
#direnankara
#direnizmir
#direntürkiye
#duranadam
#durankadın
#bubirsivildireniş
#heryertaksimheryerdireniş